Zonguldak'ta maden faciası davasında ilk duruşma
Zonguldak’ta 2 işçinin hayatını kaybettiği maden ocağı göçük olayıyla ilgili davanın ilk duruşması gerçekleşti. Tutuklu maden ocağı sahibi Halil Demiröz tahliye edildi.

Zonguldak’ta 2 işçinin hayatını kaybettiği özel bir maden ocağında meydana gelen göçük olayına ilişkin davanın ilk duruşması Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşti. Mahkeme, tutuklu maden ocağı sahibi Halil Demiröz’ün tahliyesine karar verdi.
Zonguldak’ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde 16 Şubat’ta Taşbaca Madencilik’e ait özel bir maden ocağında göçük meydana geldi. Göçükten İsmet Kabuk yaralı olarak kurtarılırken, Veysel Oruçoğlu (46) ve Ziya Kiret’in (60) cansız bedenlerine ulaşıldı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ocak sahibi olarak belirlenen Halil Demiröz, gözaltına alındı. Demiröz, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmaya neden olma' suçlamasıyla tutuklu Halil Demiröz ile tutuksuz maden mühendisi Tevfik A. (41) ve iş güvenliği uzmanı Ersin S. (35) hakkında 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşmasına 3 sanık ve ölen madencilerin yakınları katıldı.
Tutuksuz sanık Maden Mühendisi Tevfik A., 31 Ocak’ta şirketten ayrıldığını belirterek, 'Kaza tarihinde şirkette çalışmıyordum. Daimi nezaretçi olarak görev yapıyordum ancak çıkışım verilmişti. Kazayla ilgim yoktur. Kaza tahkimat sırasında ani basınç nedeniyle tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum.' diyerek kendini savundu.
İş güvenliği uzmanı Ersin S., kazadan 5 gün önce yeniden atandığını aktarıp, sistemsel bir arıza nedeniyle sözleşmesinin görünmediğini ancak görevine kesintisiz devam ettiğini anlattı. Ersin S., savunmasında, 'Yaklaşık bir hafta boyunca sistemde iş güvenliği uzmanı görünmüyordu. Ancak ben görevimi sürdürdüm. İşçilerin habersiz şekilde mesai dışında ocağa girmesi daha önce yaşanmamıştı. Yaşanan olaydan dolayı üzgünüm. İşçilere mesai saatleri dışında ocağa girmemeleri gerektiğini anlatmıştım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.' ifadelerini kullandı.
Hayatını kaybeden Ziya Kiret'in kızı Goncagül Kiret, sanıkların savunmalarını kabul etmediğini belirterek, işçilerin izin günlerinde de çalıştırıldığını öne sürdü. Diğer kızı Olcay Kiret ise ocağın gerçek sahibinin Hüseyin B. olduğunu öne sürerek, 'MAPEG denetimlerinden kaçınmak için işçileri erken çağırıyorlardı. Gerçek ocak sahibi Hüseyin B.’nin de yargılanmasını istiyorum.' diye konuştu.
Kiret’in aynı ocakta çalışan oğlu Onur Kiret, “Ocağın sahibi Hüseyin B.'dir. Buna ilişkin tanıklarım vardır. Hüseyin B. ile aramda whatsapp yazışmaları vardır. Gösterebilirim. Hüseyin B.'nin oğlu Muhammet B. 13 Şubat'ta babama, 'Bu havalandırmayı açmamız lazım, erken gel' dedikleri için babamlar o dönem erken geliyordu. Erken gelişlerinin üçüncü günüydü. Ersin S.'nin diğer günlerde de babamın erken geldiğinden haberi vardı. Normal şartlarda üretim yasak olmasına rağmen üretim yapılıyordu. Hala da yapılmaktadır. Şikayetçiyim' dedi. Mahkeme heyeti, mesajlaşmaların dava dosyasına dahil edilmesini istedi.
Mahkeme salonunda müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma yaşanınca, sanık avukatı mahkeme salonunu terk etti. Davada maden ocağı sahibi olarak tutuklu yargılanan Halil Demiröz, savunmasına tek başına devam etti. Ocağın gerçek sahibi iddiaları sorulan Halil Demiröz, “Kazanın olduğu maden ocağının sahibi Hüseyin B.'dir. Ben sadece evrak üzerinde yetkiliyim. Maaşımı Hüseyin B. veriyor. Ocaktaki işleri Hüseyin B. ve oğlu Muhammet B. yürütüyor. Bu ocağın TTK'deki ihalesine de katılmadım. Hiç para vermeden üzerime yaptılar” diyerek kendisini savundu.
Mahkeme heyeti, sanık Halil Demiröz'ün tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için 22 Eylül’e ertelendi.