Trump'ın Vietnam'ı benzetmesi: İran müzakereleri tehlikede mi?
Eski CIA Direktörü Leon Panetta, İran'la yürütülen müzakerelerin 'Trump'ın Vietnam'ı'na dönüşme riski taşıdığını söyledi.

ABD'nin eski CIA Direktörü ve eski Savunma Bakanı Leon Panetta, CNN International'a yaptığı açıklamalarda Beyaz Saray'ın İran'la yürüttüğü müzakereleri ve savaşın gidişatını değerlendirdi. Panetta, mevcut sürecin 'Trump'ın Vietnam'ına' dönüşme riski taşıdığını savunarak, İran'daki mevcut yönetimin varlığını koruduğunu ve savaşın temel hedeflerine ulaşılamadığını öne sürdü.
Panetta, İran'a güvenilemeyeceğini söyleyerek, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün Tahran'da kalmaya devam ettiğini, nükleer faaliyetlerin denetlenmesine yönelik etkili bir mekanizmanın ise henüz kurulmadığını ifade etti. İran'ın nükleer programı üzerindeki kısıtlamaların gevşetilmesi ve ekonomisine yönelik yaptırımların kaldırılması, müzakerelerin kilit noktalarından biri olarak görülüyor.
İran'la müzakerelerde bulunmak için görevlendirilen ABD Özel Temsilcisi Robert Malley, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, görüşmelerin 'kritik bir aşamada' olduğunu belirtmişti. Malley, İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin şeffaflık konusunda adım atması gerektiğini vurgularken, ABD'nin de yaptırımların kaldırılması konusunda esnek davranmaya hazır olduğunu ifade etmişti.
Panetta'nın 'Trump'ın Vietnam'ı' benzetmesi, 2020 yılında ABD'nin İran'a yönelik suikast operasyonu sonrası bölgede artan gerilimlere işaret ediyor. O dönemde, Trump yönetimi İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikası izlemiş, ancak bu politika İran'ın nükleer programını durdurmaya yetmemişti. Panetta, benzer bir durumun şimdi de yaşanabileceğinden endişe ediyor.
İran'la müzakerelerde somut bir ilerleme kaydedilmemesi durumunda, bölgedeki gerilimlerin daha da artabileceği endişesi dile getiriliyor. Uluslararası toplum, İran'ın nükleer programının denetlenmesi ve bölgedeki istikrarın sağlanması için taraflara çağrıda bulunuyor.
Panetta'nın açıklamaları, İran'la müzakerelerde kritik bir döneme işaret ediyor. ABD ve İran'ın karşılıklı adımları, bölgedeki güç dengelerini doğrudan etkileyecek. Bu nedenle, müzakerelerin sonucunu yakından takip edenler, sürecin barışçıl bir şekilde sonuçlanması için umutlu.