Ana Sayfa
Bilim

Keklik ve Sülün Ordusu Doğaya Bırakılacak

Tarım ve Orman Bakanlığı, kene ve kahverengi kokarca ile mücadelede 51 bin kanatlıyı doğaya salacak.

21 Haziran 2026 11:461 görüntülenmeKaynak: NTV Gündem
Keklik ve Sülün Ordusu Doğaya Bırakılacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kene ve kahverengi kokarca tehdidiyle mücadele kapsamında 51 bin kanatlıyı doğaya salacaklarını açıkladı.

Bu yıl 39 bin 250 keklik ve 11 bin 750 sülün olmak üzere toplam 51 bin kanatlı kene ve kahverengi kokarca tehdidiyle mücadele kapsamında doğaya salınacak. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğünün, kene ve kahverengi kokarca ile mücadele hazırlıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Her yıl üretim merkezlerinde, binlerce keklik ve sülün üretilerek, uygun alanlarda doğaya salındığını anlatan Yumaklı, DKMP'nin kanatlı türleri doğayla buluşturmak üzere gerçekleştirdiği hazırlıkları bu yıl da tamamladığını söyledi. Yumaklı, yaban hayatının desteklenmesi, bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilmesi ve yaban hayvanı popülasyonlarının güçlendirilmesi amacıyla doğaya salınan keklik ve sülünlerin doğal avlanma içgüdüleri sayesinde, kene ve kahverengi kokarca gibi zararlılarla biyolojik mücadeleye de katkı sağladığına işaret etti.

DKMP bünyesinde Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Yozgat, Gaziantep ve Malatya'daki istasyonlarda keklik, Samsun, İstanbul ve Gümüşhane'deki istasyonlarda ise sülün üretimi gerçekleştirildiğini aktaran Yumaklı, söz konusu merkezlerde yetiştirilen kanatlı yaban hayvanlarının, doğaya salınarak hem popülasyonların desteklendiğini, hem de doğal dengenin güçlendirildiğini belirtti.

Yumaklı, 'DKMP Genel Müdürlüğümüz, 2025 yılında 36 bin 250 keklik ve 9 bin sülünü doğayla buluşturdu. Bu yıl, 39 bin 250 keklik ve 11 bin 750 sülün olmak üzere, toplam 51 bin kanatlıyı doğaya kazandırmayı hedefliyoruz. Son 10 yılda, yaklaşık 750 bin keklik ve 250 bin sülün olmak üzere, 1 milyon kanatlıyı doğayla buluşturduk.' dedi.

Yumaklı, salım alanlarının seçiminde, büyük bir titizlikle çalışıldığının altını çizerek, türlerin ekolojik gereksinimleri, habitat uygunluğu, besin ve su kaynaklarının yeterliliği, barınma imkanları, yırtıcı baskısı, insan faaliyetlerinin yoğunluğu ve önceki yıllara ait izleme sonuçlarının dikkate alındığını dile getirdi.