Başsavcılıktan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine açıklama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İsrail'in alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu'nda yer alan 222 aktivist hakkında Adli Tıp Kurumu raporu alındığını, 167'sinin ifadesine başvurulduğunu bildirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu'nda yer alan aktivistlere ilişkin açıklama yaptı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, aktivistlerden 222'si hakkında Adli Tıp Kurumu raporu alındığı, 167'sinin ise mağdur-müşteki olarak ifadesine başvurulduğunu bildirildi.
Küresel Sumud Filosu, 31 Mayıs 2010'da İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu bir yardım filosuydu. Filo, Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail ablukasına rağmen insani yardım malzemeleri taşıyan gemilerden oluşuyordu. İsrail askerleri, filo ile temas kurduktan sonra bazı aktivistlerle çatışmaya girmiş, bu çatışmalar sırasında birçok aktivist yaralanmış veya hayatını kaybetmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın ardından soruşturma başlatmış ve Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporlar doğrultusunda aktivistlerin ifadelerine başvurmuştu. Başsavcılık, 167 aktivistin ifadesini alırken, 222 aktivist hakkında Adli Tıp Kurumu raporu hazırladı. Raporlar ve ifadeler, soruşturmanın devamında kullanılmak üzere dosyaya eklendi.
Konuya ilişkin olarak, insan hakları örgütleri ve bazı ülkeler İsrail'in eylemlerini kınarken, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı ülkeler İsrail nezdinde girişimlerde bulunmuştu. Türkiye, olayın ardından İsrail ile diplomatik ilişkilerini düşürmüş, İsrail ise Türkiye'nin tepkilerini dikkate almıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklaması, soruşturmanın devam ettiğini ve aktivistlerin ifadelerinin alındığını gösterdi. Soruşturmanın ilerleyişi ve olası tutuklamalar veya diğer adli işlemler, ilerleyen günlerde netleşecek.
Bu olay, uluslararası toplumda İsrail'in Gazze politikalarına yönelik eleştirilerin artmasına neden oldu. Olayın ardından, Türkiye ve İsrail arasında uzun süreli bir diplomatik kriz yaşandı. İki ülke arasındaki ilişkiler, ancak uzun görüşmelerin ardından yeniden normale döndü.